Pazartesi, Mart 9

Kaynana nasıl olunur temalı yazı

her daha çok yazıcam
daha kısa aralıklarla yazıcam dememin ve yazmamın arasında toplam bi kaç ay var.
Şöyle ki bizim oğlan yaşına girecek nerdeyse!
Tabi bunda instagram etkisi büyük desem de orda da paylaşımlarım azaldı.
Üşengeç bünyenin sosyal medya ile imtihanı diyebilirsiniz buna.
Bilenler bilir üşengeç bünye ile maceralarımı.

Bugünkü yazımızın konusu kezbanlık. Hani artık ne kadar işlemişse yazasım geldi
Derinnnn konulara girmeyeceğim ama yazmadan da edemedim. Yoksa konu çok su götürür!

Bizim milletin kızlarındaki evlenme hevesi malum. Bak o serüvene ve ona duyulan heyecana yaşananlara lafım yok! Bizde yaşadık en nihayetinde ama kimsenin de gözüne sokmadık.

Benim takıldığım çalsın davullar herkesler duysun çatlasın düşmanlarım evleniyorum ben heheytttt tavrı! 
Örnekliyorum; Sabah günaydın demez, akşam selam vermez, sokakta görse yüzüme gülmez, bi ileri aşaması sosyal medya ayağı facebooktan durduk yere siler. Ama o kurdeleyi yutunca bir anda aman allahım!
Bak bunların hiç biri umurumda olan şeyler değil. Benim hayat mottom bellidir koy dötüne rahvan gitsin.
ama şimdi diyalog sıfıra yakın sıfırda iken ve dahi ilişki bu kadar seviyesiz iken burnumun dibinde bitip
 "al cınım bu da benim nişan çikiletam" demek!
İnsanlık büyük erdemdir şu hayatta! Kibarca alıp hayırlı olsun dedim. Banane kim kiminle ne yapmışsa yapmış!

Kezbanlığın vücut bulmuş halidir. koca buldum bim bam bom çatlasın düşmanlar demek değil midir!
İnsanlıktan söz etmişken beni şurada 2 satır yazıda insanlıktan çıkarmak nasıl bir başarıdır!

Kadının kadına yaptığı mantığı var ya hani. Heh bu aşamada baş gösteriyo o işte. bugün çikiletasını gözümüze sokan aşama aşama ilerliyor . Sonra gelinlik düğün derken kocamla nasılda mutluyum paylaşımları geliyor gelir yani herhalde. Yazının buradan sonrası ve burası genellemedir bak!

Sonra çoluk çocuk oluyo ya heh kayış bende orada kopuyo dostum!
Ben normal doğurdum hıh ilk adım.
çalışıyorum evde oturmuyorum çocuk da yaparım kariyerde ikinci adım!
sonra agu dedi, ak dedi, kara dedi, öttü kondu diyerek bebeler yarıştırılıyor.
cümlenin başı şu "ayyy bizimki de" yani diyo ki seninki de birşey mi bizimki daha sevimli
e sonra okul zamanı geliyor
canım bizimki bir zekiii bir zekiiiiii yıkılıyoo. 
aradaki yılları atlıyorum sonuç?

Kaynana oldunuz on bin puan!

İşte bir kaynana nasıl olur ya da olunur gördünüz. Hepsi sistemin bir parçası ve ben bu sisteme dahil olmamak için olanca gücümle savaşıyorum!

Her insan güzeldir diyebilmek için uğraşıyorum! Ama yürekler o kadar çirkinleşiyor ki olmuyor yapamıyorum. bir süre sonra uzaklaşıyorum insanlardan.

Her bebeği farklılıkları ile seviyorum mesela! 
Aşırı aşırı haydut bir oğlum varken akıllı uslu bir bebe gördüğümde "ayy ne kadar da uslu" diye iç geçirip hayıflanmıyorum mesela. Ne kadar uslu maaşallah diyip onu o haliyle sevip deniz ile arasındaki farkı düşünüyorum sadece. İnsan karakteri ile doğar lafı geliyor aklıma.
Oğlum baba demeye bile erinirken yaşıtlarının kelimelerin ingilizcesini bile söyleyebiliyor olmasına hasetlenmiyorum "anası 7-24 öğretmiştir" demiyorum hiç. Oha lan bu nasıl bebek diyip geçiyorum sadece.

Bak yazmayınca birikiyo işte! Neyse kafa şişirmiyim.
Sevgili kızımıza mutluluklar, bebeklere sağlıklı bol oyunlu zamanlar dilerim.
O değil de balığın ingilizcesi "fişşş" diyen bebek olur mu bırak allasen!


1 yorum:

  1. Uzun, upuzun yazıları ne oluyabiliyor, ne de yazabiliyorum:)

    YanıtlaSil

"kafan çok güzelmiş güle güle kullan"