Çarşamba, Nisan 9

kısa kısa ...

yazmayalı ne çok olmuş ellammmmm

makarna yemek bizim işimiz !!
işe başladım sevgili okuyucu,
kocanın ayak diretmeleri sonrasında yelkenleri suya indirmesi ile
farklı bir hayata geçiş yaptım...
Hayat bebekten önce ve bebekten sonra diye siyah ile beyaz gibi carttttt diye ortadan ikiyeayrılıyor sn okuyucu eyvah eyvah!
çocuksuz evlilik zamanalrımı bekarlık günlerim diye hatırlıyo olmam beynimin göçüp gitmesi sanırım!
sanırsın çocukla evlenmişim gibi öyle bi haldeyim...

Deniz büyüdü tabi yaşını bile doldurdu, doğmaz bu daha kalır içerde derken adam yaşını doldurdu,
amma velakin hala ağır kanlı haala hımbıl bir karakter çizmekten şaşmıyor kendisi
beni şaşırtıp 5. ay tam dolmadan diş çıkartıp koltukta düşer bu diye yere örtü serip indirmemle tırtıl moduna geçen şimdilerde 6 vites ferrari modunda emekleyen bebe inatla yürümüyor...
akranları doğduğunda ne doğcam yatarım aşaşğı diyen beyfendi
şimdi akranları topukları bi taraflarına vurup yürürken
ne yürüycem ben ya modunda...

emzirme için kendime hep 1 yaş sınırı koymuştum, öyle de oldu yaşını doldurduktan bir hafta sonra zor bela oyunlarla şakalarla emzirme serüvenimizi bitirdik...
İçim acımadı değil hani sanki çocuğu aç bırakışım terk etmişim gibi pis bi ruh haline girdim ama çabuk geçti...
Çünkü oğlan bildiğin oyuna döktü işi...

bana gelince işe başladım demişim ya!
heh başladım işte işe... yoğun bi tempoda hemde
öyle aşırı aşırı duygusal anlarım olmadı açıkçası
ayrıldığımızda 11 aylıktı deniz tam bi oyun çocuğuydu haliyle travmatik bi durum yaşamadık
ben de işi özlediğim için duygusala bağlamadım
beni gören "ruhsuz" demiş midir bilemem!
Olay tamamen bakış açısı sanırım...
çocuğunuzu ağlayarak bırakıyorsanız haliyle "lan annem nereye gidiyo ki böyle ağlıyo" diye bi psikolojiye girip o da başlıyor ağlamaya
herşey etkileşimden ibaret.

ek gıda işi hızlı başladı yavaşladı durakladı bir şekilde düzene girdi...
Eşim antep doğumlu eserde doğululuk var
bildiğin antepli doğurmuşum!!!
adama ver eti daya ayranı bana mısın demiyor!
akşam sabah ayran içme potansiyeline sahip
şöyle ki hazır sentetik ürün mamaları yemeyen deniz gece acıktı diye mecburen ayran çalkalayıp biberonla içirmişliğim kendisinin de lıkır lıkır içmişliği var..
yoğurt ve çorba haricinde kaşıkla beslenmekten çok hazzetmiyor
ilginçtir ki tabak kullanmayı da pek sevmiyor
ne zaman önüne tabakla yemek koysam tabağı havada yakalıyorum
çareyi kuş besler gibi lokmaları önüne tek tek koymakta buldum
ilginç bi stilimiz var
olgun kadınlardan hoşlanıyoruz şimdilik
eve gelen kadına kur yapmak mı
lokantada yan masada oturan kadınlara göz kırpıp çığlık atmak mı hepsi mevcut
yalnız geleceğin kazanovası playboyu artık nesi bilmiyorum sağlam yetişiyor
masada göz süzdüğü kadının yanına eşi geldiğinde o masaya bi daha hiç bakmaması
kadının şaklabanlıklarına tepki vermeyip, trip atması beni korkutmadı değil





elimde şimdilik telefonla çekilmiş doğal yaşam fotoğrafları var idare edin gari....

Cuma, Aralık 6

analı oğullu bol fotolu ...

yazmayalı nee ka çok zaman olmuş...
ben aynı ben sayın okuyucu
yazmamam bile işte tam bu sebeptendir üşengeçlikten
yoksa sürekli bi bunu yazaydım eyiydi modundaydım ama
el kadar bebe ile üf zor geldi valla








haala evdeyim biliyonuz mu?
şaşırdınız mığ?
doğum izni süt izni senelik izin ücretsiz izin derken işin mokunu çıkardım... Pişman mıyım?
Değilim...
İşe başlar mıyım başlayabilir miyim nasıl yaparım şimdilik çok pis bir karar aşamasındayım!
Hayattaki en zor soru ve cevabı şu duruma dairdir sanırım!


evde olmasam zaten sürekli bir post yazardım iş yerinde paçanıza yapışan ıkır mıkır eden bi bebe yok neticede
kahve içiyom ben yeaaa accık dinlenem diye diye post yazmışlığımız çok idi

amma yaklaşık 9 aydır umutsuz ev kadını modundayım
öyle ki günlere bile katılır oldum lan valla
sırf sıkıntıdan he!
günler geçmek bilmiyo diyemeyeceğim YALAN olur!

sabahın 6sında başlayan koşturmacada akşamı nasıl edicem diye düşünürken
sevdiceğin çıktım geliyorum telefonu ile
oha yine akşam oldu diyerekten bi anda meyhane havasına girmiyo da değilim!

bu süreçte kısaca özetler isem
bizim geç doğan sıpa hızlı yaşar oldu,
4. ayda yuvarlanmaya başladığından ötürü koltuğa değil yere örtü serip yere bırakmamla
sürünürüm ki ben diyip sağa sola tırtıl gibi gitmeye başladı...
akabinde emekleme bit tabi möblelere tutunup ayağa kalkma kısmı geldi...
5. ay dolmadan diş patlatıp elimi kırt diye ısırmasıyla
"askere gönderirim ki ben bunu" moduna geçiş yaptım
ek gıda işi yılan hikayesi anacım
bugün bayılarak yediğini öbürsü gün
"bu ne lan" triplerinde suratıma püskürttü
yemek yemede en pis kısım hapşırma bunu da not alın
ay hapşurasım geldü deyip ağzını kapama huyu yok bebek milletinin
bi anda yedirdiğinizi giydiriyorlar size


daha çok yazardım ama
"şşş napiyon sen orda" bakışları altında laptop klavyesine el koydu

pardon patron kim demiştiniz?





Perşembe, Mayıs 23

kıdemli hamile yeni yetme anneden hello

doğmak bilmeyen deniz bebe ve bi doğuramadı etiketli anası selam eder efem...

erkeklerin askerlik kadınların doğum hikayeleri kafa kafaya gider derler ya hani!
hah malesef benim öyle "aha suyum geldi bey koş" türünden bir doğum hikayem yok malesef
bildiğin taktim puseti koluma gittim hastane yoluna hikayesi oldu oldu da nasıl??

insanlıktan çıkmaya ramak kala hali...

babası kılıklı Deniz oğlan


efenim malumunuz bi türlü doğmayan doğmak bilmeyen bir bebem var
artık ana oğul ilişkisinden çıkıp siyam ikizi moduna geçmiştik ki doktorumuz hele bi durun diyiverdi...

doğum sitelerinde hafta hafta takiplerde doğum haftası 40ta biterken biz tembel oğlanla 43 ü gördük çok şükür :)

normal doğum yapma arzum yüzünden inatla son haftaya kadar bekledim
bekledik bekledik
şöyle ki doğum iznimin neredeyse yarısı bitti
yidi bitirdi bebe

bekleyiş süresince nstlerde doğuma dair ne bir sancı ne bir kramp hiç bir bulgu olmaması ayrı fantastik hislere soktu beni...
her gece acep bu gece sancılanır mıyım diye yatıp
sabah acep gündüz suyum gelir mi ki fantezileri ile günler günleri kovaladı

ama yok tembel oğlanda tık yok
noluyo lan içerde korkusuyla alanında oldukça uzman bir doktora gittim 
kendisinin bana tek söylediği 10 günün var kızım doğdu doğdu doğmazsa paşa paşa alcaz bu bebeği idi
son nst de yine tık olmamsaı ile doktorum "kusura bakma fulicim daha fazla bu bebeği içerde tutamam 43 hafta oluyo" diyerekten randevumuzu veriverdi...

işte sonuç:

yani kısaca doğurmadım doğurtuldum...

normal şartlarda 9 ay süren hamileliğin benim vücudumda neredeyse 10 ay sürmesi
tüm hastanenin ve dahi sosyal medyanın "doğurmadın mı daha" diye diline düşmem hepsi bu bebe yüzünden oldu...

Tabi şiştikçe şişmem ve yürüyüşümün yana yatık hale dönüşmesi penguenlerin "biz sadece kutuplarda yaşarız merterde değil" diye
 protestolarına sebep oldu o ayrı konu

lohusalık denen şeyi ise mevlam düşmanıma vermesin!
tüm hamileliği şen şakrak geçen beni sayko bi tip yaptı yere batasıca hormonlar !!!

her kafadan bi ses çıkması olayına hiç değinmeyecem anacım belki daha sonra!

doğuran doğurmayan herkes olmuş bi anne bi mama bi lala oh lalaa!!!

herkesin bebek bakımı ile ilgili bi fikri var hayretiniz şaşar o derece!

çekme anne çekme yeter isyanı

güççük ağa

üff hayat çok boş konulu çalışmamız






Çarşamba, Şubat 27

baharı bekleyen kumrular gibi

baharı beklemeye devam ederken 40. haftadan hepinize kocaman tekmelemeler efem...

Ana oğul ilişkisini bırakıp siyam ikizi moduna doğru geçtik geçiyoruz hayırlı olsun...

Ya beni çok sevdi bırakmak istemiyor
ya da ah yalan dünya yalan dünya diyerekten gelmek istemiyor

görciz!!

bugünlerde hormonlarımında tetiklemesi ile herşeye takar oldum
misila reklamlarla başlayalım



gelin kaynana arasında kalan damat gördüm de
damatla anası arasında kalan gelin gördünüz mü?
Tanışalım canlarım o benim!!!

günlerden geçen gün kahvaltıya gidiverdik kayınvalideme...
Saolsun beni evlatlarından ayrı komaz sever yedirir içirir oğlundan (eşimden) üstte tutar...
neyse

şimdi bu hamilelik dolayısı ile çay kahveyle olan ilişkiler malum en aza iniyor
kahve içmediğimden sorun yok amma kahvaltıda çaysız olmuyor
bende çare olaraktan bi kupa çay ile öğünü taçlandırmaya gayret ediyorum
amma velakin gel gör ki benim sevdicek
"çay dediğin ince bellide içilir" ekolünden geldiği için darda kalıyorum

kahvaltı masasına kayınvalide sağolsun bana kupa koymuş gelin bunda içiyor diye
çaylar doldu bi baktım alala benim kupa gitmiş yerine incebelli gelmiş
benim kupa kayınpederin elinde o içiyo!
ben olayı çaktım tabi...
çayları dolduran sevdicek kupamı babasına verip bana incebelli getirmiş
(benimle alıp veremediği nedir bilemedim)
kayınvalde kupayı kocasında görünce masum adamceğize "o gelinin bardağı niye aldın" deyü çemkiriverdi...

durumu izah etmek bana düştü anlattım ama ince belli bardağa da mahkum oldum
tam çayım bitti kayınvalde elinde çay dolu kupayla geliverdi

kahvaltının 2. çayını kupayla içtim...
Sonra yeniden çay doldurma faslı geldi ki önümde bi ince belli birde kupayla kalakaldım!

ana oğul bana bakıyor hangisini seçecek "buna doldur" diyecek diye

çok pis arada kaldığımdan ne yardan ne serden geçtiğimden "fazlası zarar zaten ben içmiycem" diyerek olaydan sıyrılıverdim

yazık değil mi bana?

ağzımın tadıyla bi çay içemedim böhühühüh

ve evet hala hamileyim...



Pazartesi, Şubat 18

pazar saçmalayanları

yanında krem var mı?
ıslak mendil var!!
ne alaka?
ne biliyim o var işte
kola var mı diye soran müşterisine çikileta var diyen bakkal gibisin hayatım!


sence!!
evet bence?
bebek arabasının tekeri patlarsa ! patlar mı
yani normal şartlar altında patlayan teker patlar
çatlayan cam çatlar
ama bu soruyu sen sorduğuna göre durup bi düşünürüm
o teker patlar mı?

şimdilik haala 2 kişiyiz
evlatceğiz artık  tekmeleyemiyor
yeni gelin misali yeri dar zaar
kıpraşamıyor
arada bi elini eteğini düzeltiyor
çok pis gülüyorum
çıkınca acısını çıkartacak biliyorum


sevdicek her sabah göbeğime parmak hesabı yapıp "4 parmak sığmıyo bu haftada doğmaz" diye acaip hurafelere kapıldı

inanışa göre göbek aşağı düşüp göğüsle arasına 4 parmak girerse doğum yakınmış
bizimkisi şimdilik tepemde zırplıyo
sabaha allah kerim




herkesin doğum hesaplaması başka
eşimin kardeşine doğum yaklaşınca kadının yüzü şişer burnu kocaman olur demişler
akşam arayıp "yengemin burnu büyüdü mü" diyor

Çarşamba, Şubat 13

can sıkıntısından hallice işte

üstüme gelmeyin tekmeleriz!
yazılı bi tişörtle dolanmama az kaldı...

üşengeç bünyenin ev hali evlilik hali bilimum spor yapan hali yazılarımı bilenleriniz bilir

son durum şu üşengeç bünyenin gebe hali!



ama nedense ters tepti...
harket kabiliyetim kısıtlandıkça
tüm çevre eş dost akraba "yat uzan" dedikçe içimde bir kakılmış bir çaycı hüseyin bilemedn bir uşak bernardo canlanıveriyor...

sürekli bişeyler yapmak istiyorum
yapamıyorum
deliriyorum

bu üşengeçlik bebeğe sirayet etmiş olacak ki pek bi rahat kendüleri...
akranları pıt pıt doğarken benimkisi "amannn acelemiz mi var" modunda takılıyor...
ha tamam tam vakti de değil aslında son 3 haftanın içindeyiz ama ,
akranlarımızın doğum haberlerini aldıkça baharı bekleyen kumrular gibi şarkısı dilime dolanıyor
doktorumuz en geç 6 mart demişti
sanırsam bunu duyan bizim oğlan "kasmaya gerek yok dr 6 mart dedi" diye keyfe keder takılıyor olabilir pek kuralcı çıktı
soğuk sevmeyen anası gibi havaların ısınmasınıda bekliyor olabilir
ilkbahar ayları mart nisan mayıs hah doğabilirim gibi bi mantığa düştü sanırım


son tahlilde durumum kapasitesini algılayamadığımdan ötürü sağa sola çarptığım bir göbek...
Şiddetli şeyler değil ama algılarımda bi zayıflama var
çekmeceyi çekerken mesela çekmeceyle aramda bir göbek olduğunu untup son anda dansöz edasıyla kıvırdığım çok...

oğlan tekmelemekten bi boyut öteye geçti
itişip kakışıyor içerde
3 bilemedin 4 bilemedin 5 d film izliyorum her akşam göbeğimde...
karnımın aldığı şekilleri 10 sene oryantal krsuna gitsem gene beceremezdim o derece
pek kıvrakmışım anacım



o ittiği yerin benim karnım ayağını bastırdığı şeyin midem olduğunu kendisiyle buluştuğumuzda ekseriyetle anlatıyor olacağım...

Her yolun bir sonu vardır evlat seninde oradan bir çıkışın olacak askere birlikte gidemeyiz nihayetinde!

beni bu şekilde itip kakarak eline birşey geçmeyecek sınırlar net!



Cuma, Ocak 18

İyi kötü güzel çirkin her biçimdeyim



Sona ramak kala fulisinden selamlar efem...

garip bi his içindeyim... Sanırsın hiç doğurmicam oğlan hep içerde kalacak böyle yaşayıp gidicez...

Göbeğimi yeni fark edenlere göre hamileliğim çok kısa
ilk öğrenenlere göre ise bir fil misali uzun geldi..

Şirkette her gören haala burda mısın modunda!

Bi rahat vermediniz lan yavruyla bana takılalım sosyal sosyal...

Hamilelikle ilgili şeyler yazmayı çok isterdim amma velakin dertlerimin biri bitip biri başladığından artık sıtkım sıyrılmış duruma geldim...

Evde beyaz gömlek sorunu haala devam ediyor...

O gömleiği mi giyicen!
evet
Niye dün giymedin daha akşam yıkadım ben beyazları!!!

adamın başı beyazlarla belada!

33. haftaya girmişim bendeki psikolojiyi görsen sanırsın 3. haftadayım öyle rahat öyle umursamaz öyle de sakin!

Hoş benim gelin halimde böyleydi nasıl olsa hallolur modundaydım

Annemle en son konuşmamızda "kızım doğururken haber ver" demesiyle kayış koptu
Neden normal değilim anladım "genetik"

bizim oğlan desen isyanlarda olabilir bilmiyorum!
Sürekli bir dayanışma halinde benimle!
dayanışma dediysem iyi manada değil!
Orama burama dayıyo uzuvlarını...
Viyana kapılarına dayanan türkler misali bi anda "hıyk" diye kalıveriyorum tekmesiyle...
Tabi püskürtülüyor hemencik
göbeğime şaplatmama az kaldı zaten!


Hayır çok konforlu bi yer olmayabilir 1+1 bile değil 1+0 bi daire sendeki napalım!
Az idare edicen!
İçerde birinci dünya harbi yapmanın alemi yok! Uzlaşma yoluna girmen lazım

Benimle derdini az çok anladık sığışamıyoruz bu bedene seninle orası ok ama babandan ne istiyon be çocum!

Adamceğiz yorgun argın işten gelip her yanımıza uzandığında tekmelemesene yazık değil mi!
baban o senin evladım ayıptır!
Sana süt alcak o çikileta alcak şeker alcak balon alcak!